Hafiz-i Şirazî, Dostoyevski ve Babam


Birkaç yıl önce, henüz İstanbul’da yaşarken Saadettin Ökten’in bir seminerine katılmıştım. Hoca şunun gibi birşeyler söylemişti;

Bir Alman veya Fransız veya Rus; “Dostoyevski okumam, Beethoven dinlemem, Van Gogh tablosuna bakmam” der mi? Demez. Üstte denizin dalgaları gibi köpürür, savaşırlar ama alttan ortak bir zemin vardır. İslam dünyasında biz bunu kaybettik. Soruyorum insanlara “Şirazlı Hafız kimdir, sever misiniz?” diye. Hiç duymayan var, “hangi camimin imamıdır” diyen var…

Saadettin Hoca’nın bu ifadesiyle, derinlemesine bir yaranın ısrarla bıçaklanması gibi resmettiği üzere; medeniyetimizin ‘ortak değer’ algısının gitgide zayıfladığı bir dönemde, en ortak değerlerimiznden biri olarak sayabileceğimiz Hafız-ı Şirazi’yi yine, yeniden, tekrar tekrar hatırlamakta, bereket ve umut vardır.

Dertli Dengej Muhsin Namcu’dan gelsin o halde;
Nefis bir HAFIZ GAZELİ; ZOLF BAR BAAD!

Başka bir dilde söylemiyor, bu coğrafyanın nefesiyle üflüyor kederini sadece, derinlemesine kulak ver sadece, zolf bar-bad, zülüflerini, saçlarını savurma, berbat etme beni, berbat etme ruhumu!

Zülüf berbat!

Bu mevzuda babamın payına düşen kısmı ise kendim de tam olarak anlayamadım. Ama galiba o da bu mesajı derinlemesine hak ediyor.  Birisinin babamın karşısına çıkıp çekinmeden bir eleştiri yapması lazım.

 

Hakkında Alîbeg Shaqaqi
Yek-du-se

Çay içer miyiz!!!!!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: