Gökyüzü Kadar Kızıl
Red Like Sky (2006)
Hani tüm umutlarınızı yitirdiğiniz vakitler olur ya, işte o vakitlerden bir vakit izlendiğinde, çok değişik bir etki bırakır adamda. Belki formatlar tüm o umutsuzluğunuzu…
Filmde çok küçük yaşta görme yetisini yitiren bir çocuğun sesler dünyasını keşfetmesinden bahsediliyor.
Bu hikaye yaşanmış bir öyküden alıntıdır. Ve bu çocuk da İtalya’nın en önemli ses editörlerinden Mirco Mencacci’nin ta kendisidir.
Görme engellilerin normal okullara devam edemediği bir dönemde ‘körler okulunda’ diskalifiye olmaya karşı çıkıp, okuldaki diğer öğrencilere de ilham kaynağı olmuştur. Seslerden oluşan bir yeni dünya yaratmaya girişmiştir.
Çok güzel bir sahnesi vardı, okuldaki doğuştan görmeyen arkadaşına renkleri tanımlamaya çalışırken ki. Arkadqaşı sorunca;
-Mavi nasıldır?
-Mavi bisiklet sürerken yüzüne vuran yel gibidir. Biraz serinleticidir.
-Kahverengi nasıldır?
-O ağacın kabuğu gibidir dokunduğunda hissettiğindir.
-Ya kırmızı?
-O ateştir…
Ha bir de, film sadece bundan ibaret değildir. Aşk da vardır filmde çocukça tatlılığında.
Sonra sosyalizm vardır filmde. Eylemler. Yürüyen ağabeyler…
İtalyanca’nın ve çocuk dahi olsa bir İtalyan’ın karizması vardır…

